Emete Gözügüzelli Civan
Hadi Anavatandaki son gelişmeleri iyice hazmedin bakalım. Gerçi Kıbrıs’taki süreçi de hazmetmek hiç kolay değil. Ama bugün Anavatandaki konulara biraz değineceğim. Zira orada yaşanan her şeyin ucu bize de dokanır!
Açıldıkça açılıyoruz mu demek daha doğru olur, yoksa battıkça batıyoruz mu desek daha yerinde olur. Zira AKP’nin 3. Olağan Kongresinde açılımlara yenileri hissettirmeden eklenince yine masa başına oturup kalemi elime almak geldi. Zira sessiz ve uyuyan bir Millet gördükçe ne yalan söyleyim yazmadan geçemeyeceğim...Çünkü bu bizim tarihi bir vazifemizdir!
Aslında yaşadığımız bu tehlikeli ve sinsi süreç yıllar öncesinden programlanan bir hedefin sonucu! O hedef Lozan’ın ortadan kalkması ve Anadolu’ya hapsolunan bir Türk milletinin oluşturulması! Bu bir hayal, paranoya diyenler tarihi iyi okusunlar!
Nitekim bugün, Anavatan’daki gelişmeleri hayretler içerisinde izlemeye devam ediyorum. Tayyip bey geçen gün 3. Olağan Kongresinde yine açmış ağzını! Diyor ki "Ahmet Kaya’sız şarkılar eksik, Said-i Nursi’siz Türkiye maneviyatsız kalır"! Vay vay! Geldiğimzi noktaya bakın! Şu Kürt halkı ne kadar da mazlummuş! O kadar mazlum ki geçenlerde dernekleri Mazlum-der bile isyan etmiş ve pankartlar açarak Milli Eğitim Bakanından yardım dilemiş. Peki ne istemişler biliyormusunuz? Artık okullarda "Ne mutlu Türküm değil ne mutlu insanım denilsin! TC Milli Eğitim Bakanı da bu "mazlumların" taleplerine dayanamıyor ki "Gerekirse andımızı eğitimden çıkarırız" diyor! E ülkede bu gelişmeler olurken meşhur insan hakları savunucusu AB hiç buna sessiz kalır mı?! Onlar da daha birkaç gün önce patlattılar bomba haberi! Ve AB İnsan Hakları Komiserliği "Ne Mutlu Türküm" sözüne itiraz ederek okullarda söylenen andımıza "etnik ayrımcılık" durumunu kapsar görüşünü açıklamayı bir görev bildiler! Gördünüz mü olanları! Artık Türkiye’de Ne Mutlu Türküm derseniz size "öcü" muamelesi yapma noktasına gelmiş adamlar! O kadar uçtular yani! E bu olanlara koskoca Türkiye’de sadece MHP itiraz ederse olacak olan budur! O zaman adama demezler mi işte senin sadece bir partin bunlara itiraz ediyor, nerede diğer kurum ve kuruluşların, partilerin? Anlayacağınız bana dokunmayan yılan bin yaşasın misali herkes kendi menfaatinin derdine düşmüş! Koltuk kavgaları da çabası! AKP’ye yağcıları hiç yazmayacağım! Zaten onları da görüyorsunuz! Son kurultaylarında olduğu gibi!
Hal böyle olunca AKP’nin kurultayından hemen bir gün sonra gerçekleşen DTP kongresinde Ahmet Türk meydanı boş bularak açıkça isteklerini sıralamış! Türk, "PKK terör örgütü lideri muhatap alınmalı, onsuz bu iş olmaz" diyerek,ilginç iddialarda da bulundu ve "Biz 20 Ağusotos’da yol haritamızı hükümete sunduk" dedi! Ne dersiniz bu yol haritasında acaba nasıl bir sınır haritası çizildi hiç düşündünüz mü?
Peki Tayyip Beyin meşhur Said-i Nursi’si kimdir? Eğer o olmazsa neden Türkiye maneviyatsız kalır? Hiç aklınıza geldi mi bu adam da kim? Size hatırlatayım o zaman; Saidi Nursi yani namı değer Said-i Kürd-i aslen Bitlisli. Said-i Kürd-i dedim, çünkü diğer bilinen adı bu! 1877 yılında doğdu 1960’ta öldü. Gayesi Türklüğü ortadan kaldırıp ayrı bir Kürt devleti kurmak! Hayatı boyunca bu gaye için mücadele verdi. Tam bir cemaatçi! 31 Mart ayaklanmasına katılmış ve I. Dünya savaşı sonrasında Kürt Teali Cemiyeti’nin kurulmasında öncülük etmiş bir adam. Peki Kürt Teali Cemiyeti’nin hedefi neydi? Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da bir "Kürdistan" kurulmasını hedeflemekteydi.
Said-i Nursi’ye göre ülke "Dar ül harp" konumundaydı. Yani tam "müslüman" değildi. Kısaca şeriat düzeni için savaşılması lazım inancı hakimdi. Nursi, bu anlayış içindir ki Şeyh Sait İsyanı’na katılmış ve İstiklal Mahkemesince yargılanmıştı. Ayni zamanda, başta İngiliz destekli bağısmız "Kürdistan" için savaşmıştı. 1950 sonrasında ise cemaati DP partisi tarafından çok desteklenmiş olduğu belirtilir. Hatta Adnan Menderes ile yakın ilişkileri olduğu ortaya konmuştur.
Said-i Nursi dönemin hükümetinden aldığı destekle, Atatürk’ün başlattığı toprak reformunu yarıda bırakarak bölgesinin ağalar ve şeyhlerin elinde kalmasını sağlamıştır. Sonuçta da 1960 ihtialinde Adnan Menderes ve diğerleri ile asılmıştır.
Peki Adnan Menderse ve diğerleri neden asılmıştı? Bu konuda gerekçeler çok gösterilse de başta Baş komutan Mustafa Kemal Atatürk’ün Cumhuriyetini tehdit eden açılımlar yaptığından ötürü asıldığı belirtilir. Mesela Köy Enstütülerini kapatarak yerine imam hatip okulları açtırmış, Türkçe ezanın arapça ezan okunmasını sağlamış, demiryollarının inşasını komunist işi diye bıraktırmış, ulaşım,sanayi ve ticarette dışa bağımlılık sağlamış, ABD’nin isteği üzerine uçak fabrikamızı kapamış vb hususlardan asıldığı ifade edilmektedir.
İşte Said-i Kürdi bu amaçlar uğruna Atatürk’ün Cumhuriyeti’nin parlementosuna karşı çıkarak padişah yönetimini savunanlara destek veren 31 Mart ayaklanmasında baş roldeydi. 31 Mart olayından sonra Said-i Nurisi’nin yani Said-i Kürdi’nin cemmatinin adı "Nurculuk" olmuştur ve gizliden örgütlenmeye başlamıştır. Nurculuk vaazlarında talep ettiği en önemli hususlardan biri de amaçlarına ulaşmak için bir Kürt üniversite açılmasının sağlanmasıydı... Nursi ayni zamanda siyasetin dine alet edilmesi gerektiğini ortaya koyan baş kişilerdendi.
Sanırım bu kadar hatırlatma yeterli olacaktır. Hal böyle olunca "Acaba dünden bugüne ne değişti?" diye bir sual sormak içimden geldi... Sonuç; Çok ama çok şeyler değişmiş(!)...Yorum sizin!