GÖNÜLLERİN COŞTUĞU MUBAREK BİR AY “RAMAZAN”
Perşembe, 25 Haziran 2015 17:35

 Selahattin  SAYGIN

            Rahmeti, bereketi, fazileti bol olan bir aydan bahsediyoruz. O zaman bu mübarek ayın hakkını, hakkıyla vermemiz lazım. Bu ay da sadece oruç tutarak, arada bir teraviye giderek, TV’lerde ramazan programı seyrederek üzerimize düşeni yaptığımızı zannediyorsak, ciddi manada yanılıyoruz demektir.
            Mübarek bu ay da, İslam bizim hayatımızı kuşatmalı. Gecemiz, gündüzümüz, her demimiz İslam olmalı. Mümince bir hayatı yakalamalı, kemâlete doğru yol almalıyız. Her günümüzde ileriye doğru bir farklılık oluşmalı ve bu her halimizde fark edilmeli.
            Müslümanların etrafını saran zulümlere, sürgünlere, bölücülüye ve bölgeciliye duyarsız olmamalıyız. Yoksulun, göçebenin elinden tutan, yediren, giydiren insan olmalıyız.
            Sokaklar, parklar, AVM’ler fuhşun sergilendiği yerler haline geldi, çoluk, çocuklarımıza daha bir dikkat etmeli ve kendimize çeki düzen vermeliğiz. Aile muhabbetimizi geliştirmeli, karşılıklı anlayış içinde yanlışlarımızı bulmaya çalışmalıyız.
            Ramazan ayı bizler için bir muhasebe, değerlendirme, küfür ve günahlardan kurtulma, imanın güzelliklerini ailemizle, çevremizle paylaşma olmalıdır. İmanın ibadete, amele dönüşmesi için bir fırsat ayıdır.                                                                                                                                                
           “(O sayılı günler), insanlar için bir hidayet rehberi, doğru yolun ve hak ile batılı birbirinden ayırmanın apaçık delilleri olarak Kur’an’ın kendisinde indirildiği Ramazan ayıdır. Öyle ise içinizden kim bu aya ulaşırsa onu oruçla geçirsin. Kim de hasta veya yolcu olursa tutamadığı günler sayısınca başka günlerde tutsun. Allah size kolaylık diler, zorluk dilemez. Bu da sayıyı tamamlamanız ve hidayete ulaştırmasına karşılık Allah’ı yüceltmeniz ve şükretmeniz içindir.” ( Bakara, 185)
İnanan insanlar ibadetlerini sadece Allah rızasını kazanmak için yaparlar. Allah, emrine uyan, yolunda giden hiçbir kulunu darda koymaz. Cenabı Allah yarattığı insanı kulluk (ibadet) etsin diye yaratmış. Müminlerin hayatını kuşatan ve olmazsa olmazı farzlardır. Bu farzları her Müslüman yerine getirmek mecburiyetindedir. Ramazan orucu da Müslümanların mutlaka tutması ve iyi değerlendirmesi gereken mübarek bir aydır. Rahmet ve bereket ayı olan Ramazan müminler için bir fırsattır.  
“Rabbim rahmet kapılarını açtı/ Sevgiyi müminin gönlüne saçtı
Oruçla huzur geldi, şeytan kaçtı/ Aşkla Hakkı buldum, şükredip doydum
Açlığımız ruhta değil, bedende/ Huzur buldum ey Ramazan ben sende
Bu ayda anladım yoksulu ben de/ Aşkla Hakkı buldum, şükredip doydum” (*)
“(Bunlar), O tövbekâr olanlar, o ibadet edenler, o hamd edenler, o oruçlular, o rükûa varanlar, o secdeye kapananlar, iyiliği emredip, kötülükten vazgeçirenler, Allah’ın hududunu koruyanlar (emirleriyle yasaklarının ölçülerine riayet edenler)dir. Müjde ver o müminlere, müjde!” (Tövbe 112)
 Peygamber efendimiz, Ramazan-ı şerifin fazileti hakkında buyuruyor ki:
 “Ramazan ayı mübarek bir aydır Allahü Teâlâ, size Ramazan orucunu farz kıldı O ayda rahmet kapıları açılır, Cehennem kapıları kapanır, şeytanlar bağlanır O ayda bir gece vardır ki, bin aydan daha kıymetlidir O gecenin [Kadir gecesinin] hayrından mahrum kalan, her hayırdan mahrum kalmış sayılır” [Nesai]
Ramazan ayı rahmet, bereket, barış, kardeşlik, sevgi ayıdır. Yoksulun, çaresizin, garibin en çok gözetildiği, doyurulduğu, kollandığı müstesna bir aydır. Merhamet duygularının kabardığı, yardımların arttığı, fakirlerin korunduğu, polisiye hadiselerin azaldığı, akraba ziyaretlerinin arttığı, aşevlerinin, iftar çadırlarının kurulduğu ve sosyal hayatın canlı canlı yaşandığı muhteşem bir sevgi, kardeşlik ayıdır. Evlerde, camilerde, derneklerde iftar ziyafetlerinin verildiği, en güzel sofraların paylaşıldığı mübarek bir aydır.
 Bu ayda ibadetler kendini çok iyi hissettirir. İbadet coşkusu en üst düzeyde kendini gösterir, camiler bu ayda dolduğu kadar hiç dolmamıştır. Her yaştan kadın, erkek, çoluk- çocuk insanın aşkla camilere koştuğu, arınmak için Rabbine sığındığı, birçok insanın ibadete başladığı, rahmet deryasına daldığı, kurtuluşu aradığı bir aydır.
 Bu ayda cemaat sayısı camilerde çok arttığı gibi, kadın ve erkek beraber kılınan en uzun cemaat namazları da (teravi gibi) kılınmaktadır. Bu ay Kur’an ayıdır, çünkü Kur’an-ı Kerimin gönderildiği aydır. Kur’an en çok bu ayda okunmaktadır.
           “Sahurla ak sabahı karşıladım/ Sabırla akşamı, iftarı kolladım
Teravihi kıldım, dua yolladım/ Aşkla Hakkı buldum, şükredip doydum.
Oruçla gelir evimize rahmet/ İnananlara yoktur bunda zahmet
Kur’an bu ayda indi bulduk himmet/ Aşkla Hakkı buldum, şükredip doydum.”
Ruhu yücelten, bedeni disipline eden, nefsi kontrol altına alan ve terbiye eden Ramazan ayı bir nevi Kur’an’ı yeniden yaşama ayı dır. İbadetlerle coşulan muhabbet ayıdır.   
          “Bu gece kadir bilenin gecesi/ Bin aydan da üstündür derecesi
Mümine sorulmaz bunun hecesi/ Aşkla Hakkı buldum, şükredip doydum.”
Ramazan ayının en muhteşem gecesi “Kadir gecesi” dir. Her mümin bu geceyi yakalamak ve hakkıyla değerlendirmek için o gece anlını secdeden kaldırmaz. Kadir gecesini yakalamak isteyen Müminler Ramazanın son on gününü hararetle, muhabbetle, âşkla, ibadetle geçirmenin heyecanını yaşarlar. Bu gecenin kadrini bilenlerden olmalı.    
“Emre uydum sahura kalktım bugün/ Oruçla geldi bereket gün be gün
Mümine oldu bu ay bayram düğün/ Aşkla Hakkı buldum, şükredip doydum.
Saygın! Nefsine uyma, sen hayrı yay/ Ayların sultanı, rahmeti bu ay
İman edenler alır bu ayda pay/ Aşkla Hakkı buldum, şükredip doydum.”
Müminler olarak bu ayın kıymetini bilelim, kendimizi manen geliştirelim, ahlakımızı olgunlaştıralım, sevgimizi, saygımızı artıralım. İkramımızı, yardımlarımızı Allah için yapalım. Çevremizle, komşularımızla uyum içinde olalım ve herkesin yaşayışına saygı gösterelim. Öfkeden, nefretten, şiddetten, gıybetten, dedikodudan, hasetten, kinden uzak duralım.
            Bu ayda Kur’an la iç içe olalım, Sevgili Peygamberimizin hayatını anlayalım ve yaşayalım. İbadetlerimizde kavileşelim, zamanımızı “zikirle, fikirle, şükürle” dolduralım. Aile fertleri toplu olarak beraber namaz kılalım, oruç tutalım. Oruç nefsimizi temizler, ruhumuzu yüceltir, merhamet duygularımızı geliştirir ve bizi Hakka yaklaştırır. Oruç başlı başına kurtuluştur.
            Rahmet, bereket, mağfiret, Cehennem ateşinden kurtuluş olan bu ayda bizlerde inşallah kurtuluşu yakalayanlardan oluruz. (Âmin)
                                                                                        17. 06. 2015 Kurtköy- İstanbul